• DİL
sosyal sosyal sosyal sosyal sosyal
Bilim, gerçeği bilmektir

Mustafa Kemal ATATÜRK

T. Devrim ERCAN

taylanercan@hotmail.com

30 AĞUSTOS

04-09-2018

Ayakta potin,elbisesinin rengi yamadan belli değildi...

O vakit bit vardı,ilacı ise kör ustura ile saçları sıfıra kazıtmak tı...

Anası on beşinde kına yaktı,arkasından su döktü,asker eyledi.

Anadoludur burası,kadına yakılır,koça sürülür ve vatana kurban olsun diye oğluna vurulur bu toprakta kına...

Cepheye gitti,boyundan büyük silah verdiler eline.Oysa silah diye köyündeki sopasını sayardı...

Kurşunu ise küçük ağzından çıkan ıslık sesiydi...

İlk defa gördüğünde Anzak askerini,dili tutuldu,oracıkta sol yanından kurşunu yiyerek başını kayaya dayadı.

Al kana boyandı başındaki kınası ile,vatanına kurban oldu babası gibi,abisi misali...

Görmediği dedesinin izinden giderek şehit oldu...

Kışın teni tırnakladığı günlerde İnebolu'dan cepheye silah taşıdı...

Kocasını yitirmiş,emaneti çocuğunu yorgana sararak sırtlamıştı sarı öküzü.

Sırtlamıştı sanki Anadoluyu...

Ayaklar çıplak,dudaklar mor kesmişti zemheri soğuğunda...

Evladının yorganını ıslanmasın diye mermiye sarmıştı.

Çamura batan kağnı tekerleri gibi hayatı bata çıkan gözlerinin önünden geçiyordu.

Cephede şehit düşen vatan evlatlarını düşündükçe kuş yüreği çırpınıyordu.

Mermiyi cepheye taşıdığında bebeği donarak ölmüştü....

Antep sokakları Fransız çizmeleri ile eziliyordu.

Her köşeden Fransız üniforması içinde arsızca salınan Ermeni çete üyeleri ile doluydu.

Anadolu kadını onurludur,namusu için yaşar...

Hamamdan çıkan anası ile eve giderken karşılarına çıkan Ermeni kesmişti yolu.

Anasının peçesine sarıldığı gibi yerden aldığı taş ile kafasını yarmıştı Fransız üniforması giyen haydutun.

Oracıkta silah dipçiği ile kuş yüreğini teslim etti sonsuzluğa.

Anası için,vatanı için şehit olmuştu Kamil...

Oğlu gideli hayli zaman olmuştu.

Kendisinden geçtim,bari mektubu gelse demişti...

Daha geçen ay iki çuval bulgurunun yarısını Kuvvaya teslim etmişti.

Bugün ise boz öküzden ayrılmanın zamanı geldi demek ki diyerek sarma tütünü daha uzun çekmişti.

Elleri ve bıyıkları tütünden sararmış,yüzü işlediği kurak toprak rengini almıştı...

Yine heyecan ile atıyordu yüreği,gerekirse bende cepheye gider vatan uğruna sularım çorak toprağımı diyordu...

O vakit Manisa Yunan ordusu tarafından işgal edilmişti.

Ruhunu satmış Manisa'nın kimi imamları koçları maviye boyayarak Yunan askeri için kurban etmeyi bekliyordu.

Yunanın oynadığı tiyatroyu kahkahalarla izliyor,Padişahın ordusu diye Yunana selam duruyorlardı.

Çünkü şeyhülislam fetva vermişti,Yunan ordusu halife ordusudur demişti...

Aydın efeleri İzmir dağlarından Manisa'ya şahin gibi süzülmüştü.

Rum çeteler aymazlık içinde vahşilikte sınır tanımazken,arsız arsız gülerken,

Yazı tura atıyordu halime kadının karnındaki bebek kız mı,oğlan mı diye...

Babasının gözleri önünde kızına tecavüz ediyor,kocasının yanında eşini süngüye geçirerek karnını deşiyordu...

İşte 30 Ağustos dediğin zafer bunun için yapılmıştı.

Gencecik çocuklar şehit düşmesin,

Kadınların karınları bir daha süngü ile deşilmesin diye verilmişti...

Çocuklar vatansız büyümesin,herkes hürce özgürce yaşasın diye sarışın kurda benzeyen ve gözleri çakmak çakmak olan Mustafa Kemal Paşa Afyon'dan Kocatepe'ye süzülmüştü...

İşte bunun için Yunan askeri Afyon'dan sürülüp İzmir'de egenin serin sularına dökülmüştü....

Yunan kralı İzmir'de karaya ayak bastığında vede Türk bayrağını ayaklar altına aldığında

Sarı paşa Karadeniz in hırçın sularını yararak Samsun'a çıkmıştı yorgun Bandırma vapurundan...

Çanakkale,Manisa,Aydın,Bursa için Afyon'da atmıştı umudunu Atatürk'e bağlayan bir ulusun yüreği...

30 Ağustos sadece zafer değildi değer bilen için....

Namustur,onurdur,göz bebeklerdeki ışıltıdır 30 Ağustos...

Nişanlısını bekleyen kızın çeyizi,

Suratını unuttuğu oğlunun vesikasıdır Zafer bayramı...

Başına kına vurarak cepheye vatanına kurban olsun diye yolladığı oğlunun özlemidir,kokusudur 30 Ağustos...

Maraş'ta Şehit Kamil

İzmir'de Hasan Tahsin'dir 30 Ağustos..

Kara Fatma,Halide Edip'tir zafer bayramı...

Yani demem o ki;

Bir ulusun namusu,

Bir halkın bağımsızlık için aldığı nefestir 30 Ağustos...

 

T.Devrim Ercan