• DİL
sosyal sosyal sosyal sosyal sosyal
Vatan imar istiyor, zenginlik ve refah istiyor, bilim ve ustalık, yüksek uygarlık, hür düşünce ve hür yaşayış istiyor

Mustafa Kemal ATATÜRK

Ayse Filiz SALICI

salicievi@hotmail.com

30 AĞUSTOS KİMİN BAYRAMIDIR?..

20-07-2019

Bay Alinur Aktaş’a cevap;

Sayın Bay Alinur Aktaş,

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki toplantıda, 30 Ağustos Zafer Bayram’ında şehir içi ulaşımın ücretsiz olması önerisinde bulunan üyelere;

“30 Ağustos halkın genelini ilgilendiren bir bayram değil” buyurmuşsunuz, hatta “olmadı Orman Gününü de tatil yapalım…” diye kendinizce bir zeka pırıltısı saçtığınız cevabınızı da eklemişsiniz.

İzledim sizi; çok eğleniyor gibiydiniz… Müstehzi ve kibirliydiniz…

O kadar uzak bir yerdeydiniz ki 30 Ağustos’tan, ama öylesine ilginiz ve ufacık da olsa bir bağınız yoktu ki o gün ve taşıdığı anlamla; bakışlarınızdaki boşluk ve dilinizdeki küçümseyici kayıtsızlık, sizin bu vatanla, bu toprakların nasıl vatan kılındığıyla en ufak bir düşünsel ve duygusal bağınızın olmadığını, adeta başka bir ülke insanı kadar soğuk ve uzak olduğunuzu gösteriyordu. Öyle bile olsanız eğer zerre kadar entelektüel birikiminiz var idi ise tarihe böylesine cahilce yaklaşamazdınız, en azından 1.Dünya Savaşını falan duymuş olurdunuz.

O pek eğlenerek sarf ettiğiniz cümleyi düşündüm de, size hak verdim.

El Hak doğrudur Sayın Bay Alinur Aktaş, 30 Ağustos bazı kesimleri ilgilendirmez veya da başka bir şekilde ilgilendirir.

Hatırlamazsınız da, -çünkü hatırlamak için önceden bilmek gerekir. -acaba bir yerlerde yanlışlıkla da olsa gözünüze çarptı mı Bursa’nın İşgali?

15 Mayıs 1919’da İzmir’e çıkan Yunan Ordusu’nun, hani o emperyalist uzlaşma tarafından sırtları sıvazlanıp, her türlü silahla mücehhez kılınan yaklaşık 300.000 kişilik müstevli ordusunun bir yıl sonra Anadolu içlerine yayılışı aşina geliyor mu size bir yerlerden?…

Geçtikleri yol üzerinde yakılıp yıkılan köyleri, kuyulara doldurulan bedenleri, tecavüz edilen parçalanan kızları, gelinleri, süngüyle deşilen ihtiyarları, anne karnından çıkarılıp, ateşlere atılan bebekleri falan belki okumuşsunuzdur. Uluslararası komisyon raporu vardır, öğrenirsiniz.

O, toprağında nefes aldığınız Bursa 8 Temmuz günü işgal edilir, gazadan 6 asır sonra… Venizelos’un mahdumu Sophokles’in, şimdi şehremini olarak işgal ettiğiniz o mübarek toprakları size kan can pahasına sunan Osman’ın, Orhan’ın sandukalarını tekmeleyip, “kalk da kurtar milletini” diye, kabirlerine tükürüp, ruhlarını muazzep ettiği fotoğrafa bir bakın derim, Osmanlıyı seversiniz malum.

Yenişehir’de Ertuğrul Gazi’nin mezarının tuvalet olarak kullanıldığı, Nilüfer Hatun’a karşılık Müslüman kızların istendiğini belki uzaklardan duymuşsunuzdur; Hani Ulucami’de ki Ku’ran yapraklarının nerelere atıldığını filan bilirsiniz… Din-i mübin islamiyetle ilgili gibi görünüyorsunuz dışardan bakılınca…

10 Temmuz 1920 günü TBMM’de Burdur Millet Vekili İsmail Suphi Bey, Bursa’nın işgalini ve olup bitenleri anlatırken, o koca koca adamların hıçkırıkları yeri göğü inletiyordu. Ve o mübarek şehir işgalden kurtulana kadar kalkmayacak olan “Pûşide-i siyah” örtülüyordu başkanlık kürsüsüne, matem örtüsü…

Bursa’nın başına gelen facia, feryat ve matem hakkını Türk Milletine vermiştir; bir de Direniş Ruhu’nu…

….. 2 yıl, 2 ay, 2 gün sonra direnenler kazanır savaşı…

Bursa girişindeki tak-ı zafere “Düşman izmihlaldedir, zafer Kemaldedir” yazılır.

Tarih 11 Eylül 1922’dir.

“İşgal ve İzmihlal senelerinde Bursa kara bahtlı şehirlerimizin en kapkara bahtlı şehridir.

Düşmanın en zalimleri oraya düştüğü ve düşmanla çalışanların en hainleri oraya üşüştüğü için” der Aka Gündüz

Yani size göre 30 Ağustosla ilgisi olmayanlar Bay Alinur Aktaş,

Yani Yunan Ordusu şehre geldiğinde komutan Alb. Çirolis’e gidip şehri teslim eden tütün tüccarı Petro Avramidi ile kolkola girip kendi elleriyle Hükümet Binasından Türk Bayrağını indirip Yunan Bayrağını çeken Osmanefendizade Cemil Bey, mesela… İşgali arzu ile karşılayan bir takım azınlıklar, zenginler ve işbirlikçi hainler…

İzmir’de Ali Nadir Paşalar, Vali Kambur İzzet’ler, Kuvvacı başı kesmek için cepleri altınla doldurulan Anzavur Ahmet’ler Gavur İmamlar, Kuvvayı İnzibatiyeler, Kemal’e fetva kesen Dürrizadeler…

Ah Bay Aktaş, Sakarya nehri kan akarken, bahçıvanın 18 yaşındaki kızıyla evlenip sarayda düğün kuran Vahdettinler, Damat Feritler, Ali Kemaller, vatanseverlere darağaçları kuran Nemrut Mustafalar…

Ne çoktular, ne haindiler!...

Haklısınız Bay Aktaş, onların ve takipçilerinin 30 Ağustos ile hiçbir ilgileri yok!..

30 Ağustos, işgalcileri ve işbirlikçi hainleri, İzmir’e Mudanya’ya Gemlik’e süren kahramanların bayramıdır.

Tıbbıyeli Hikmet’in, Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi’nin, İnebolulu Şerife Bacı’nın, Erzurumlu Kara Fatma’nın, Çiğiltepe’de Yarbay Reşat’ın, simsiyah sularda Laz takacıların, rıhtımlarda hammallar loncasının, Edremit Kaymakamı Hamdi Bey’in, Domaniçli Habibe’nin, Antep, Maraş ve Urfa’nın güneş tenli yiğitlerinin, Ege’nin Efelerinin, Trakya’nın Kızanlarının, Giresun’un Karazıpkalılarının, Ankara’nın Seymenlerinin, Kars’ın Balalarının, Toros’un delikanlı Yörüklerinin, “gidip de dönmeyi düşünmeyenlerin”… Sonra Mehmetlerin, Mehmetlerin, Mehmetlerin… bayramıdır 30 Ağustos!...

Biz burada, onlarlayız.

Siz neredesiniz Bay Aktaş?